Yetkili kaynaklardan gelen bilgilere göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Washington DC’de Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile önemli bir ekonomi diplomasisi görüşmesi gerçekleştirdi. 17.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Washington DC’de Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile önemli bir ekonomi diplomasisi görüşmesi meydana geldirdi. 17 Nisan 2026 tarihinde yapılan görüşmede, küresel ekonomide yaşanan parçalanma risklerine karşı Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ortaklıknin derinleştirilmesi masaya yatırıldı.
Şimşek, müzakere sonrası yaptığı duyuruda, “Küresel ekonomide parçalanmanın arttığı bir ortamda AB ile Türkiye arasında daha derin ekonomik entegrasyon ile enerji ve ticaret alanlarında bağlantının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Dikkat Çeken Gelişmeler
Türkiye: Avrupa’nın Doğal Ortağı
Bakan Şimşek, Türkiye’nin AB için “detehlikeing” (risk azaltma) ve tedarik çeşitlendirmesi açısından doğal bir ortak gerçekleştiğunu altını çizdi. Bu duyuru, küresel tedarik zincirlerindeki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler sonrası Avrupa’nın yeni ortak arayışlarına Türkiye’nin politikak cevabı olarak yorumlandı.
Türkiye-AB ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 196 milyar dolar seviyesine ulaştığı göz önüne alındığında, iki taraf arasındaki ekonomik bağların güçlendirilmesinin her iki taraf için de hayati önem taşıdığı ortaya çıkıyor.
Neden Önemli?
İstanbul’da Kritik Zirve: Temmuz 2026
Görüşmede öne çıkan bir diğer önemli ilerleme ise bir sonraki Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog zirvesının temmuz ayı başında İstanbul’da yapılacak olması. Bu doruk, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması beklenen belirleyici bir zirve olarak kayıtlara geçecek.
Sürecin Bundan Sonraki Seyri
Yükselen Düzeyli Ekonomik Diyalog mekanizması, 2015 yılında kurulmuş olup taraflar arasındaki ekonomik ortaklıkni derinleştirmeyi amaçlıyor. Mekanizma kapsamında enerji, ulaştırma, dijital ekonomi ve ticaret gibi alanlarda ortaklık imkânları değerlendiriliyor.
Enerji ve Tedarik Zinciri İşbirliği
Müzakerede bilhassa enerji alanındaki ortaklık potansiyeli ele alındı. Türkiye’nin bu süreçte Karadeniz’deki doğalgaz keşifleri ve yenilenebilir enerji sermayeları, AB’nin enerji çeşitlendirme politikasiyle örtüşüyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı, tedarik zinciri çeşitlendirmesi için Avrupa’ya belirleyici avantajlar sunuyor.
Editör Yorumu
Türkiye-AB ekonomik ilişkileri, uluslararası jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların ortasında politikak bir değişim geçiriyor. Şimşek’in “doğal ortak” vurgusu, Türkiye’nin AB nezdindeki ekonomik profilini yeniden tanımlama çabası olarak okunabilir. Temmuz 2026’daki İstanbul doruksi, bu yeni dönemin somut adımlarının atılacağı bir platform olma potansiyeli taşıyor. Bilhassa enerji güvenliği ve tedarik zinciri dirençliliği konularında Türkiye’nin sunduğu imkânlar, AB’nin Çin bağımlılığını azaltma politikasiyle örtüşüyor. Bu ilerlemeler, Türkiye ekonomisi için yeni sermaye ve ihracat imkânları anlamına gelebilir.
Konunun nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.

