Son dakika bilgilerine göre, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın enerji piyasalarında yol açtığı tahribatın geçici olmadığını vurguladı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın enerji piyasalarında yol açtığı tahribatın geçici olmadığını altını çizdi. Savaşın sona ermesi tablounda bile, uluslararası enerji krizinin devam edeceğini belirten Birol, bu durumu altı hayati faktöre bağlıyor.
Petrol arzındaki fiziksel daralma yeni başlıyor
Basra Körfezi’nden petrol taşıyan tankerlerin alıcılara ulaşması normalde 1-1.5 ay sürüyor. Savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması nedeniyle, dünya yeni yeni petrol arzı eksikliğiyle karşı karşıya kalıyor. IEA Başkanı Fatih Birol, “Nisan ayı mart ayından çok daha kötü olacak. En temkinli tahminlere göre bile arz açığı iki katına çıkacak” ifadelerini kullanıyor.
ABD Enerji Bakanlığı’nın son değerlendirmeunda, petrol kıtlığının 2026 yılı sonuna kadar süreceği öngörülüyor. Hürmüz Boğazı hemen açılsa bile, arzın toparlanması ideal koşullarda 1-1.5 ay sürecek.
Hürmüz Boğazı, dünya genelinde tüketilen petrolün ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık %20’sinin geçtiği en politikak su yoludur. Bu hayati geçiş noktasının kapalı kalması, uluslararası enerji arzında ciddi bir darboğaz ortaya çıktıruyor.
Doğalgaz bunalımi petrolü geride bırakıyor
Savaş evvelsinde uluslararası doğalgaz arzının %21’ini karşılayan Katar, İran füzeleri nedeniyle ağır hasar aldı. Katar’ın Ras Laffan’daki doğalgaz kompleksinin %17’si devre dışı kaldı. Bu tesislerin onarımının 3-5 yıl süreceği belirtiliyor.
Öne Çıkan Noktalar
Ras Laffan, Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz ve gazdan sıvıya üretimi için kullandığı ana sanayi merkezidir. Wood Mackenzie inceleme şirketinin analizine göre, tesisin hedef alınması uluslararası doğal gaz arzını riskye sokacak ve kapasite artışının 2028’e kadar gecikmesine neden olacak.
Birol, “Gaz endüstrisinin genel itibarı zarar gördü. Sıvılaştırılmış doğalgaz güvenilir, uygun fiyatlı ve esnek bir seçenek olarak konumlandırılmıştı. Ama evvel 2022’de Rus gazı, şimdi de Katar gazı bunalımi gerçekleşti” diyor. Katar’dan deniz yoluyla sevkiyat için alternatif güzergah bulunmaması, bunalımi daha da derinleştiriyor.
Altyapı onarımı yıllar alacak
Ortadoğu’da 40’tan fazla petrol ve gaz tesisi savaşta hasar gördü. İran İHA’ları, BAE, Kuveyt ve Irak’taki rafinerileri, petrol sahalarını ve enerji altyapılarını vurdu. Onarımların aylar süreceği ve milyarlarca dolara mal olacağı belirtiliyor.
Öne Çıkan Açıklamalar
Savaş evvelsi enerji arzını artırmak için ayrılan kaynaklar, şimdi yıkılan tesislerin yeniden inşasına harcanacak. Bu tablo, bunalımin uzun sürmesinin dördüncü nedeni olarak öne çıkıyor.
Finansal kısıtlar ve artan maliyetler
Körfez ülkeleri artık üretimi artırmak yerine, evvelki seviyelere döndürmeye ve silahlanmaya para harcamak zorunda kalacak. Tüketici ülkeler ise hem yükselen enerji fiyatlarıyla hem de alternatif enerji kaynaklarına sermaye yapmak için daha fazla harcama yapmak tablounda.
Gelişmenin Kamuoyuna Yansımaları
COVID-19 ve Rusya’nın tetiklediği evvelki enerji bunalımlerinden farklı olarak, bu sefer tüketici ülkelerin gelecek nesillerden borç alma imkanı daha sınırlı. Yükselen enflasyon ve bütçe açıkları, sübvansiyonları sürdürme kabiliyetini kısıtlıyor.
Politikak rezervler tehlikeli seviyelerde
Batılı ülkeler, piyasadaki petrol kıtlığını hafifletmek için stratejik rezervlerinden 400 milyon varil petrol sattı. Bu müdahale, günlük 3-4 milyon varillik açığı kapatmaya yardımcı gerçekleşti. Buna karşın rezervlerin tehlikeli seviyelere düşmesi nedeniyle, bir noktada yenilenmesi gerekecek.
ABD’nin de dahil gerçekleştiğu ülkeler, fiyatların ucuzlamasını bekleyemeden rezervleri kademeli olarak yenilemek zorunda kalacak. Bu tablo petrol fiyatlarını daha da artıracak ve enerji bunalımini uzatacak.
Jeopolitik tehlikeler kalıcı hale geliyor
Ortadoğu’nun güvenilir enerji kaynağı algısı zayıflarken, savaşın her an yeniden alevlenme riski bulunuyor. Yemen’deki Husi milisleri Kızıldeniz’i tehdit etmeye devam ederken, okyanuslarda İran yanlısı grupların amaç alabileceği birçok geçiş noktası bulunuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, tüm bu tehlikelerin uzun süre son tüketicilerin ödeyeceği enerji fiyatlarına yansıyacağı uyarısında bulunuyor. Sigorta ve ulaşım maliyetlerindeki artış, enerji fiyatlarını daha da yukarı çekecek.
Bu kriz, yalnızca bir arz-istek dengesizliğinden çok daha derin yapısal problemlara işaret ediyor. Altyapı hasarlarının onarımının yıllar alacak olması ve politikak rezervlerin tükenmiş olması, bunalımin tesirlerinin uzun vadeli olacağını gösteriyor. Enerji güvenliği konusundaki jeopolitik tehlikelerin kalıcı hale gelmesi, uluslararası ekonomi için yeni bir belirsizlik dönemine işaret ediyor.
Tüm gelişmelerin yakından izleneceği ifade ediliyor.

