Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Ankara’da Vize Muafiyeti: Türkiye-Suudi Doruksında İmzalandı

    Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki

    Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerde önemli bir gelişme yaşandı.

    Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerde belirleyici bir ilerleme meydana geldi. Dışişleri Bakanları Hakan Fidan ve Prens Faysal bin Ferhan Al Suud’un eş başkanlığında Ankara’da bir araya gelen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü doruksında vize muafiyeti mutabakatsı imzalandı.

    Zirvenın en kayda değer gündem maddesi, diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport hamilleri için vize muafiyeti mutabakatsı oldu. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında imzalanan mutabakat ile Türk diplomatik pasaport ve yeşil pasaport sahipleri Suudi Arabistan’a vizesiz seyahat edebilecek. Yeşil pasaport hakkı üst düzey devlet memurları, belirli kamu görevlileri, ihracatçılar ve ailelerine tahsis ediliyor. Suudi Arabistan vatandaşları ise zaten Türkiye’ye vizesiz giriş yapabiliyor.

    Mutabakatnın hac ve umre dışındaki turistik seyahatleri kapsadığı değerlendiriliyor. Hac organizasyonları Diyanet İşleri Başkanlığı’nca her yıl düzenlenen kura ile yürütülüyor. Diyanet verilerine göre hacı adaylarının oran olarak 60’ı Diyanet organizasyonu, yüzde 40’ı ise yişlevsel seyahat acenteleri tarafından Suudi Arabistan’a götürülüyor. 2026 yılı için Türk vatandaşlarına ayrılan hac kotası 86.000 olarak belirlendi.

    Öne Çıkan Noktalar

    İki ülke arasındaki ekonomik ortaklık de zirvenın önemli konu maddeleri arasındaydı. Türkiye ve Suudi Arabistan 2025 yılında 8,5 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştı. DEİK verilerine göre bu rakam 8,6 milyar doları aşmış tabloda. İki ülkenin kısa vadeli amaçi bu rakamı 10 milyar dolara çıkarmak.

    Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 projesi kapsamında Türkiye’deki sermayeları da görüşüldü. Türk basınında yer alan haberlere göre, Suudi sermayecıların Karaman ve Sivas’ta toplam 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımı stratejiladığı öğrenildi.

    Öne Çıkan Açıklamalar

    Dorukda ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik konuları da ele alındı. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan’dan oluşan dörtlü formatın bölgesel istikrar açısından önemi vurgulandı. Bilhassa ABD’nin İran’a savaş başlattığı 28 Şubat’tan sonra dışişleri bakanları düzeyinde üç önemli toplantı yaşandıren dört ülke, bölgesel sorunların çözümünde ortaklıkni artırmayı hedefliyor.

    Konunun Önemi ve Etkileri

    Dışişleri Bakanı Fidan, müzakerelerde Hürmüz Boğazı’ndaki ilerlemeleri ele alarak bölgenin enerji rezervlerinin dünya pazarlarına taşınması için alternatif güzergahların önemine dikkat çekti. Türkiye’nin, İran’ın geçiş ücreti sistemsına karşı çıktığı ve boğazlardan geçişlerin serbest olması gerektiği görüşünü dile getirdiği belirtildi.

    Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi 2016 yılında kurulmuş ve ilk doruksını 2017’de Ankara’da yapmıştı. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesiyle yaşanan gerilim, konsey araştırmalarının askıya alınmasına neden olmuştu. İlişkiler 2021 akabindesında başlayan normalleşme süreciyle yeniden canlandı ve konseyin ikinci doruksı 18 Mayıs 2025’te Riyad’da gerçekleşmişti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Şubat 2026’daki Suudi Arabistan ziyareti sırasında dört mutabakatya imza atılmış ve ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi hükümlaştırılmıştı.

    Editör Yorumu
    Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerindeki bu yeni ivme, iki ülke arasındaki ekonomik ve politikak ortaklık potansiyelini gözler önüne seriyor. Vize muafiyeti mutabakatsı bilhassa iş dünyası ve üst düzey kamu görevlileri için önemli bir kolaylık sağlarken, 10 milyar dolar ticaret hedefi yeni ekonomik imkânların kapısını açıyor. Ortadoğu’daki askeri gerilimlerin yükseldiğı bir dönemde Türkiye’nin Mısır ve Pakistan’la kurduğu dörtlü format, bölgesel güvenlik mimarisinde Ankara’nın artan diplomatik ağırlığını gösteriyor.

    Konunun nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.