Son dakika bilgilerine göre, Türkiye’nin ihracat stratejisini belirleyecek TİM başkanlığı için geri sayım başladı.
Türkiye’nin ihracat politikasini belirleyecek TİM başkanlığı için geri sayım harekete geçti. Haziran 2026’da gerçekleşecek olağan genel kurul evvelsi, halihazırdaki Başkan Mustafa Gültepe ikinci dönem adaylığını resmen ilan etti. Gültepe’nin adaylık duyurusına, rakip potansiyeli bulunan Adil Pelister’in kendi sektöründen gelen katkıler damga vurdu. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Vefa İbrahim Aracı ve Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (ADMİB) Başkanı İmam Gazali Hiradağı, Gültepe’nin yanında yer alarak “TİM birlik zamanı” mesajı verdi.
Alan Kurulu Oylaması Belirleyici Olacak.
TİM başkanlık seçimleri prosedürü gereği, adayların alan kurullarında başkan veya yardımcı olarak seçilmesi ön koşul bulunuyor. Kimya alanü, Türkiye ihracatında hacim bakımından belirleyici bir paya sahip olduğundan, bu birliklerin tercihi genel kurul aritmetiğini doğrudan işlevselyor. İKMİB ve ADMİB yöneticilerinin Gültepe’ye tam katkı vermesi, İKMİB Idare Kurulu Üyesi olan Adil Pelister’in alan kurulu seçimlerinde temsilci çıkarma ihtimalini zorlaştırıyor.
Öne Çıkan Noktalar
Gözler şimdi 12 Mayıs 2026 Salı günü meydana geldirilecek kimya sektör kurulu zirvesına çevrildi. Pelister’in temsil ettiği alanün kendisini kurulta katkılememesi tablounda, adaylık süreci teknik olarak sekteye uğrayabilecek.
Ekonomik Gerçekler ve İlk Dönem Karnesi.
Sonraki Adımlar
Basın zirvesında ekonomik konjonktüre dair değerlendirmelerde bulunan Mustafa Gültepe, bölgesel savaşların etkisi ve 2023 ikinci yarısında devreye alınan enflasyonla mücadele planının üreticiler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Gültepe, enflasyon ve kur farkının açılmasıyla Türkiye’nin maliyet avantajını kısmen yitirdiğini, buna karşın buna rağmen üretim ve ihracat odaklı duruşun korunacağını ifade etti.
Gültepe’nin ilk döneminde TİM bünyesindeki 27 alanden 61 ihracatçı birliği ile koordinasyon sağlandı. 2025 yılı ilk 6 aylık verilerine göre Türkiye ihracatı 131,4 milyar ABD dolarına ulaşırken, sanayi sektörü ihracatı oran olarak 5,8 artışla 88,3 milyar dolar seviyesini görmüştür. Gültepe, bu performansın sürdürülebilirliği için yalnızca tonaj artışının yeterli olmadığını, yüksek teknoloji, Ar-Ge, inovasyon ve markalaşma odaklı bir değişimün şart olduğunu altını çizdi. Amaçin, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına taşımak gerçekleştiğu tekrarlandı.
Merak Edilen Soruların Yanıtları
Yeni Dönem Projeleri: Kongre Merkezi ve Gümrük Birliği.
Gültepe, ikinci dönem için somut projelerle masaya geldi. Öne çıkan başlıklar arasında her yıl düzenlenecek “Milli İhracat Haftası” ve PwC iş birliğiyle hazırlanacak alan rekabetçilik değerlendirmeları yer alıyor. En kayda değer vaadlerden biri ise TİM hizmetlerine yönelik altyapı sermayeı gerçekleşti. Gültepe, “TİM’e yakışır, 2 bin 500 kişilik bir kongre merkezini hayata geçireceğiz” diyerek kapasite artışına işaret etti.
Dış ticaret yaklaşımlarında ise Gümrük Birliği mutabakatsının güncellenmesi evvelliklendirildi. Uluslararası pazarlarda ticaret kurallarının yeniden yazıldığı bir dönemde, ticaret diplomasisinin proaktif şekilde kullanılması gerektiğini belirten Gültepe, ilgili kurumlar ve iş dünyası ile güç birliği yapılmasının şart gerçekleştiğunu dile getirdi.
TİM başkanlığı, yalnızca bir sivil kamuoyu örgütü seçimi değil, Türkiye’nin döviz girdisi ve sanayi üretim hedefleri açısından politikak bir belirleyicidir. Kimya alanü, Türkiye’nin ara malı ithalatını ve ihracatını doğrudan tesirleyen hayati bir alandır. İKMİB ve ADMİB gibi köklü birliklerin halihazırdaki idarei katkılemesi, iş dünyasında “istikrar” tercihinin öne çıktığını gösteriyor. Ancak asıl belirleyici faktör, 12 Mayıs’taki alan kurulu doruksı olacaktır. TİM seçim mekanizması, alan meclislerinden gelen delegelerin oylarına endeksli çalışır. Pelister’in adaylığının teknik engellerle karşılaşma ihtimali, yarışın daha baştan tek adaylı bir güven oylamasına dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek. Gültepe’nin 2 bin 500 kişilik kongre merkezi gibi altyapı vaatleri, TİM’in yalnızca lobbying yapan bir kurum olmaktan çıkıp fiziksel kapasitesi olan bir ticaret merkezi haline gelme ambitionunu yansıtıyor.
Bu önemli gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.

