Son dakika bilgilerine göre, Bayburtlu Üreticinin Ata Tohumu Nöbeti
Bayburt’un Aslandede köyünde 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için mücadele veriyor.
Bayburtlu Üreticinin Ata Tohumu Nöbeti
Bayburt’un Aslandede köyünde 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için mücadele veriyor. Deneyimli çiftçi, ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla fideleri don tehlikesinden korumaya çalışırken, gerekirse geceyi serada geçirmeye hazırlanıyor.
Geçmiş Kayıp ve Yeni Mücadele
Geçtiğimiz yıl mart ayında yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor.
Öksüz, daha evvelki sistemlarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma takdim ettiğunu anlatıyor. Buna karşın bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını belirterek üçüncü tedbire başvuruyor.
Koruma Yöntemleri ve Fedakarlık
Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını ifade ediyor. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını söylüyor.
Bilinmesi Gereken Detaylar
“Zirai dona karşı tedbir almamız gerekiyor” diyen Öksüz, “Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o oran olarakn ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha evvel yaptığım sistemlardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek” duyurusında bulunuyor.
Para Değil Vatan Sevdası
Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak gerçekleştiğunu ifade ediyor. Ilgili olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları gerçekleştiğunu dile getiren Öksüz, “Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var” diyor.
“Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum” diye ekleyen Öksüz, “Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar” şeklinde konuşuyor.
Neden Önemli?
Bakanın Talebi ve Sözü
Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için araştırmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha sürdürdürmesini, sistemları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini belirtiyor. Bu konuda söz verdiğini ifade eden Öksüz, yaşı kazanımsine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getiriyor.
“Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var: 1-2 sene daha bu işi sürdürdür, sistemları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim. Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim” duyurusını yapıyor.
Gelişmenin Kamuoyuna Yansımaları
Değerli Tohumlar ve Tehlike
Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun büyük kayıp anlamına geldiğini söylüyor. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatıyor.
“Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur” diyen Öksüz, “Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O oran olarakn tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum” ifadelerini kullanıyor.
Hayatının Parçası Haline Gelen Üretim
Yıllardır üretimin içinde gerçekleştiğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade ediyor. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için araştırmayı sürdüreceğini belirtiyor.
“Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ gerçekleştikça yapmaya çalışacağım” diyerek üretim azmini gösteriyor.
Editör Yorumu
İsmail Öksüz’ün hikayesi, tarım alanündeki deneyimli çiftçilerin karşılaştığı iklim tehlikelerini ve yerli tohumların korunması için verilen kişisel mücadeleyi gözler önüne seriyor. İklim değişikliğiyle birlikte artan aşırı hava olayları, küçük ölçekli üreticileri daha savunmasız hale getirirken, ata tohumlarının korunması biyolojik çeşitlilik açısından hayati önem taşıyor. Öksüz’ün fedakarlığı, tarımsal biyoçeşitliliğin korunmasında bireysel çabaların ne kadar değerli gerçekleştiğunu hatırlatıyor.
Söz konusu gelişmenin etkileri değerlendirilmeye devam ediyor.

