4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü: Hareket etmek için spor salonuna gitmek şart değil Günlük hayatın yoğunluğu içinde düzenli egzersize zaman ayırmak her zaman mümkün olmayabiliyor. Ancak hareket etmek için mutlaka uzun süreli spor programlarına ihtiyaç olmadığını belirten Erdem Hastanesi Çakmak şubesi Başhekimi Uzm. Dr. Serdar Yaşar, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında gün içinde atılan küçük adımların ve hareket alışkanlıklarının da fiziksel aktivitenin artırılmasına katkı sağlayabileceğine dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yetişkinlerin haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Ancak bu hedefe ulaşamayan kişiler için de “hiç hareket etmemektense bir miktar hareket etmenin” sağlık açısından faydalı olduğu vurgulanıyor. Fiziksel aktivitenin yürüyüş, bisiklete binme, ulaşım sırasında hareket etme ve günlük işler gibi farklı yollarla da yapılabileceği belirtiliyor. 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Başhekimi Uzm. Dr. Serdar Yaşar, günlük hareketi artırmak isteyenler için şu noktalara değindi; “Bugün spor yapamadım” demek, hiç hareket etmemek anlamına gelmemeli. Kısa yürüyüşler, merdiven kullanmak veya gün içinde daha fazla ayağa kalkmak hareket miktarını artırabilir. Yürüyüşü günlük rutinin bir parçası haline getirmek önemli. İşe veya alışverişe giderken yolun bir bölümünü yürümek, kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek gibi küçük değişiklikler sürdürülebilir bir başlangıç sağlayabilir. Hedefi bir anda yükseltmek yerine kademeli artırmak daha uygulanabilir olabilir. Dünya Sağlık Örgütü de fiziksel aktiviteye küçük miktarlarla başlanmasını ve zaman içinde sıklık, süre ve yoğunluğun artırılmasını öneriyor. Adım sayısına tek başına odaklanmak yerine genel hareketliliğe bakılmalı. Sağlıklı yaşam için herkes açısından geçerli tek bir günlük adım sayısı hedefinden ziyade düzenli fiziksel aktivite ve daha az hareketsiz zaman önem taşıyor. Hareketin faydası yalnızca kilo kontrolüyle sınırlı değil. Düzenli fiziksel aktivite kalp-damar sağlığını desteklerken, tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına, uyku kalitesinin iyileşmesine ve ruhsal iyilik halinin desteklenmesine de katkı sağlayabiliyor. Başhekim Uzm. Dr. Serdar Yaşar “Hareketsizliği azaltmak için hayatımıza büyük değişiklikler eklemek her zaman gerekmiyor. Gün içinde daha fazla yürümek, kısa mesafelerde hareket etmeyi tercih etmek ve uzun süre oturulan zamanları bölmek iyi bir başlangıç olabilir. Önemli olan hareketi yalnızca yapılması gereken bir egzersiz olarak değil, günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirebilmek” dedi.
--:--:--
Sivil Toplum

Baskan Yörük, görev almaya davet ediyoruz – Sivil Toplum

Bağlantı kopyalandı!
Baskan Yörük, görev almaya davet ediyoruz – Sivil Toplum

[ad_1]

2020 yılı Pandemi nedeniyle gerek esnaf gerekse vatandaş açısından zaten oldukça sıkıntılı geçmekte idi. Döviz kurları nedeniyle  vatandaşın alım gücü düşmektedir. Bunun hayvancılık ve tarım üzerine yansıması ise daha trajik olmaktadır. Zincirin ilk halkası olan Hayvancılık açısından en büyük maliyet kalemi kuşkusuz yemdir. Döviz kurları kaynaklı artışın yanında bir de yem hammaddesine gelen zamlar nedeniyle zaten kar edemez durumda olan yetiştiricimiz artık hayvancılık da yapamaz hale gelmiştir. Bu noktada 41-42 TL civarında seyreden kesim fiyatı da düşen alım gücü nedeniyle 36-37 TL bandına gerilemiştir. Mevcut acı manzarada elinde besilik hayvanı olan yetiştirici ve süt üreticisi her gün zarar etmektedir. Yetiştiricimiz hayvancılığı bırakmanın yollarını aramaktadır. Eğer yetiştiricilikten kitlesel çıkışlar olursa gıdanın stratejik öneminin daha da belirgin hale geldiği bu pandemi dönemindede daha sonrasındaki dönemdede et ve süt açısından telafisi güç zararlar oluşabileceği gibi, toplumumuza özgü olarak ise en yakın Ramazan ayı ve Kurban bayramında ibadet edemeyecek bir hale gelebiliriz.

Yem konusunda hammaddenin temininde devletin ucuz bir şekilde hammadde temin  etmesi ve örgütlü üreticiye kooperatifler, birlikler ve TMO vasıtası ile uzun vadeli ödeme imkanları ile sunulması son derece önemlidir.

Bunun yanında gerek hayvan üreticisi gerekse imalat sanayiinin üstündeki kur baskısının azaltılması, sucuk ve et ürünleri üreticisinin kullandığı baharat, bağırsak, ambalaj materyali gibi maddelerin ithal olması nedeniyle kur yüzünden oluşmasına seyirci kalınan bu zararın tüketiciye kadar ulaşmasına acilen tedbir alınmalıdır. Bu tedbir alınmazsa oluşacak manzarada boş besihaneler, boş üretim tesisleri, esnafın dükkânındaki boş raflar ve dolaplar, en sonunda vatandaşın ve gelecek neslin boş buzdolabı ve boş midesi görülecektir. Bu bedeli geleceğimiz olan çocuklarımıza ve vatandaşımıza ödetmeye hiçbir yapının gücü yetmeyecektir. Hakkı da yoktur! Bu nedenlerle geleceğin teminatı olarak gördüğümüz et ve süt sektörlerinin ayağa kaldırılması, siyaset ve bürokrasi eliyle vatandaşa kesilen acı faturanın, üreticiye edilen zulmün, imalatçıya verilen azabın hızlı bir şekilde ortadan kaldırılması gerekmektedir. Kaliteli besilik hayvan  ve buna bağlı olarak birinci sınıf, sağlıklı ve ekonomik et ve et ürünleri üretilemezse ülkemiz ekonomik olarak biter ve ayağa kalkamaz hale gelir. Hayvancılık açısından günü kurtarmaya yönelik tadımlık kabilinden yapılan destekleme adı altında verilen paraların yetmediği, yapısal değişiklikler gerektiği aşikardır. Bu noktada verilmesi gereken desteklerin devlet eliyle oluşturulan ve kime hizmet ettiği belli olmayan kabadayılaşan, haddini aşan, dolandırıcılığa dahi tevessül eden bir inşaat ve hazır beton çetesine akıtıldığı herkesin malumudur. Hayvancılık ve et, süt sektörü hazır beton baronlarından daha önemli ve kıymetli olmak zorundadır. Yüzbinlerin ekmek parası kazandığı, memleketi doyuran bu sektör maalesef son 10 yılda iyice düşürülmüştür.  İnşaat ve hazır beton sektörüne verilen işlerin ve desteğin yüzde biri bile bu sektöre verilmemektedir. Adeta bütün ülke kendi yağımızla kavrulmaya çalışırken, Çiftçiye, üreticiye ve imalatçıya bu kavrulmanın hep ateşi düşmüştür. Liyakatsiz ve kime hizmet ettiği bilinemeyen yöneticilere teslim edilen ve yönetimin başka karlılıkları uğruna kurban edilmeye çalışılan bu sektörün zayıflaması nedeniyle eskiden kuvvetiyle  ve sağlığıyla bilinen Türk milleti de çelimsiz bir beslemeye dönüştürülmektedir.

Eğer bu tablo bu şekilde devam ederse; Stratejik öneme sahip olduğu pandemi koşullarında ayan beyan ortada olan gıda ve içerisinde et ve süt  sektörlerinde oluşacak zarar dalgası önce üreticiyi, sonra imalat sanayisini en sonunda da vatandaşı yıkacaktır. Zaten Pandemi döneminde uluslararası ticaret durmuştur. Hatırlarsanız tüm ülkeler gıda maddelerini önce kendi ihtiyaçları dahilinde kullanmış ve birbirlerine vermemişlerdir. Kendi halklarını düşünmüşlerdir.

Ülkemizde ise Bakan dahil bakanlık üst yönetiminin çiftçilikten, hayvancılıktan uzak insanlara teslim edilmesi nedeniyle ayrıca bir liyakat sorunu ortaya çıkmıştır. Bir tarlanın ekimini, biçimini bilmeyen, bir hayvanın doğumundan ölümüne dek verilen emeği bilmeyen bir bakanlık yapısı kabul edilemez. Tarım ve hayvancılığa profesyonel meslek olarak mensup kişilerin politika belirleyici ve yürütücü olarak bulunmadığı bir bakanlık yapısı ne kadar doğrudur. Bu ülkede bakanlık yapacak düzeyde Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi yok mudur?  Tarım bakanlığı  gibi stratejik konularda ülkenin kaderini belirleyen bir bakanlığın bakan makamında oturan kişinin çiftçilikten, üreticilikten, hayvancılıktan bu denli uzak olması ve zincir marketlerin ve büyük şirketlerin yönetiminden gelmesi ne kadar doğrudur? Burada bir parantez daha açıp şunu da ifade etmek lazım ki yıllardır meclisin kapısında bekletilen zincir marketlere ilişkin yasanın derhal düzenlenerek üretici ve vatandaş lehine gözden geçirilip, işletilmesi gerekmektedir; çünkü imalat sanayisinin malını alıp satan zincir marketler 60 günlük vadelerini 120-150 günlere çıkartmışlardır. Bu şekilde üreticinin ve imalatçının parasını pandemi koşullarını da öne sürerek gasp etmektedirler. Üreticiler ve Et imalat sektörü olarak biz fiyatta ve diğer her türlü iş için istikrar bekliyoruz. Mevcut siyasal iktidar 18 yıldır istikrar diyerek devam ederken tarımı ve hayvancılığı bağlı olarak gıdayı dalgalara teslim edemeyiz. Soğanın, patatesin bir mevsim bulunmadığı marketlerde kuyruk olarak alındığı, bir mevsimde ise maliyetinin kurtarmaması nedeniyle tarladan çıkartılamadığı bir Türkiye manzarası istemiyoruz. Bir ülke düşünün ki; 24 saat içerisinde bakanının istifa edip etmediği bile belli olamayan bu noktada 3-5 ay sonrasını bir yıl sonrasını hesap etmesi gereken üretici, imalatçı ve vatandaş nasıl önünü görebilecektir?

İstikrar, istikrar, istikrar diyoruz.  Ülkemizde kriz anlarında taşın altına sadece elini değil tüm bedenini koyan bu sesin sahiplerine artık kulak verilmeli, sektöre acilen tedbir alınarak yardım edilmelidir. Bugün edilmeyecek bu yardım yarın kapımızı yokluk, sefalet ve hastalık olarak yine çalacaktır. Başta Ak Parti olmak üzere tüm siyasi partileri ve Sivil Toplum kuruluşlarını en az terör sorunu kadar önemli olan ve milli güvenlik sorunu olan bu gıda tedariği ve üretimine ilişkin SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE GÖREV ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ ifadelerine yer verdi 
 

[ad_2]

Afyon Kent Haber

Yorum Yap

Benzer Haberler

Tümü
Afyonkarahisar’da Anlamlı Veda: İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu Adana Yolcusu
Afyonkarahisar’da Anlamlı Veda: İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu Adana Yolcusu
PET-KOZ Derneği’nden Türkiye Genelinde Güçlü Dayanışma:
PET-KOZ Derneği’nden Türkiye Genelinde Güçlü Dayanışma:
Önder Artuk’tan 24 Temmuz Mesajı: “Basın, Milletin Ortak Sesidir”
Önder Artuk’tan 24 Temmuz Mesajı: “Basın, Milletin Ortak Sesidir”
Ülkü Ocakları’ndan Hayati Çağrı: Afyonkarahisar Kızılay’a Kan Bağışı Kampanyası
Ülkü Ocakları’ndan Hayati Çağrı: Afyonkarahisar Kızılay’a Kan Bağışı Kampanyası
AFSİAD’dan Hisarcıklıoğlu’na Uluslararası Tebrik
AFSİAD’dan Hisarcıklıoğlu’na Uluslararası Tebrik
Afyon’da Engelli Araç Dağıtımı Tartışma Yarattı: Sakatlar Derneği’nden Şeffaflık Çağrısı
Afyon’da Engelli Araç Dağıtımı Tartışma Yarattı: Sakatlar Derneği’nden Şeffaflık Çağrısı
Afyonkarahisar'ın Dijital Kalbi
Afyon Haber – Afyon Son Dakika ve Güncel Haberler | AfyonHaberim

Anlık Afyon son dakika gelişmeleri, tarafsız yerel analizler ve güncel Afyon Haberleri afyonhaberim.com'da. Şehrin en doğru Afyon Haber kaynağı olarak, ilkeli gazetecilik ilkeleriyle 7/24 hizmetinizdeyiz.

Copyright © 2015 afyonhaberim.com | Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım ve Yazılım: Afyon Haberim
sohbet