Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    MR ve Tomografi Yanıltıyor: “Tedavi Edilmeli Ttesirk Değil”

    Son dakika bilgilerine göre, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.

    Son dakika bilgilerine göre, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bilirkişiı Doç. Dr. İrfan Koca, modern tıbbın tanı sürecinde sıkça başvurulan MR, tomografi ve kan tahlillerinin tek başına kesin tanı koymak için yeterli olmadığı konusunda hastaları ve meslektaşlarını ikaz etti. Bilimsel araştırmaların, görüntüleme yöntemlerinin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini gösterdiğini belirten Koca, “Evvellik her zaman hastanın şikayetinin anlaşılması ve muayenedir. Ttesirkler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır, tek başına belirleyici değildir” söyledi.

    Şikayeti Olmayanda Oran olarak 96’ya Varan Bulgular.

    Dr. İrfan Koca, tıbbi literatürde yer alan çarpıcı istatistiklere dikkat çekerek, görüntüleme neticelarının her zaman hastalık anlamına gelmediğini altını çizdi. Herhangi bir ağrı veya şikayeti olmayan bireylerde bile görüntüleme yöntemlerinde patolojik izler saptanabildiğini ifade eden Koca, şu verileri dile getirdi:

    Konuyla İlgili Önemli Detaylar

    “Literatürdeki araştırmalara göre, şikayeti olmayan bireylerde omurga disklerinde oran olarak 37 ile yüzde 96 arasında değişen oranlarda aşınma veya fıtık benzeri izler görülebiliyor. Omuz görüntülemelerinde oran olarak 78’e varan sıvı artışı ve bursit bulguları, diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı ve kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı tespit edilebiliyor. Buna karşın bu tanıların belirleyici bir kısmı, hastanın halihazırdaki şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir.”.

    Gereksiz Ameliyat ve Radyasyon Tehlikei.

    Öne Çıkan Açıklamalar

    Yalnızca tetkik neticelarına dayanarak yapılan değerlendirmelerin kayda değer riskler doğurabileceğine işaret eden Doç. Dr. Koca, şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesinin gereksiz teşebbüslere ve tedavilere yol açabileceğini vurguladı. Bilhassa bazı tablolarda hastaların gereksiz yere ameliyat masasına yatırılabildiğine öne çıkan Koca, “Bu durum hastaları gereksiz mali yük altına sokarken, tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyetine de neden olabilir” ifadelerini kullandı.

    Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve fizik muayene yapılmadan doğrudan ttesirklere yönlendirilmesinin hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflattığını kaydeden bilirkişi, tıbbi değerlendirmenin bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini dile getirdi.

    Sürecin Bundan Sonraki Seyri

    Doğru Sıra: Öykü, Muayene, Gerekirse Ttesirk.

    Kas ve iskelet sistemi hastalıklarında cerrahi dışı yöntemlerin sıklıkla yeterli olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. İrfan Koca, bel ve boyun fıtıkları ile diz ve omuz problemlerinde hastaların belirleyici bir kısmının ameliyatsız yöntemlerle yönetilebileceğini elde etti. Yanlış değerlendirme sonucu yalnızca görüntülere bakılarak hüküm verilmesinin gereksiz cerrahiye yönlendirebileceğini belirten Koca, doğru tanı sürecini şöyle özetledi:

    “Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan meydana geldirilen ttesirkler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. MR veya diğer ttesirklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Belirleyici olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir. Ttesirkler buna karşın doğru klinik çerçevede anlam kazanır.”.

    Gaziantep’te görev yapan bilirkişi, sağlık okuryazarlığının artırılması ve hasta hakları bilinci kapsamında, hastaların da ttesirk neticelarını tek başına bir kesinlik olarak görmemeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

    Tüm gelişmelerin yakından izleneceği ifade ediliyor.