Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, Orta Doğu’daki savaşın mücevher ticaretinde dengeleri değiştirdiğini belirterek, İstanbul’un bölgenin yeni merkezi olabileceğini açıkladı.
İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, Orta Doğu’daki savaşın mücevher ticaretinde dengeleri değiştirdiğini belirterek, İstanbul’un bölgenin yeni merkezi olabileceğini açıkladı. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle tedarik zincirlerinin sekteye uğradığını vurgulayan Atayık, Türkiye’nin güvenli liman konumuyla öne çıktığını ifade etti.
Atayık, “Türkiye, bilhassa İstanbul, alandeki yükselen potansiyeli ve zengin tarihi birikimiyle kısa süre içerisinde Dubai’ye alternatif olabilir” dedi. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşın en kısa zamanda sona ermesini temenni eden Atayık, her şeye rağmen ticaretin sürdüğüne dikkat çekti.
Bilinmesi Gereken Detaylar
Dubai’nin Pazar Payı ve Imkân Penceresi
Atayık, Dubai’nin dünya mücevher ticaretinin yüzde 20’sinden fazlasını tek başına karşıladığını hatırlatarak, yaşanan olaylar akabindesı Dubai’deki işlemlerin sınırlandığını vurguladı. Uçuşların azalması ve ticaret için ulaşım problemlarının altını çizen Atayık, “Kısa süre içerisinde savaş bitse de Dubai’de sermayecı için güven ortamının oluşması uzun zaman alabilir” diye açıkladı.
Türkiye’nin 320 milyar dolarlık uluslararası mücevher pazarında belirleyici bir oyuncu gerçekleştiğu biliniyor. Türk mücevher alanü, dünya ihracatında ilk beş içinde yer alırken, 1.8 milyar dolarlık yerel pazar büyüklüğüne sahip.
İlgili Tarafların Görüşleri
Alanün Hazırlığı ve Altyapı Avantajları
Atayık, Türk kuyumculuğunun Dubai’nin üstlendiği ticaret merkezi rolünü hakkıyla yerine getirebileceğine işaret etti. Alanün Kapalıçarşı, Kuyumcukent, Vizyon Park, Elmas Kule, Atelier ve İkitelli’deki Model Kuyum Merkezi gibi güçlü altyapılara sahip olduğunu vurgulayan Atayık, 40 bin işletmeden oluşan sektörün bu imkâna hazır olduğunu dile getirdi.
Konunun Önemi ve Etkileri
Kota Problemu ve İhracat Engelleri
Atayık, Türkiye’deki altın kotası düzenlemelerinin alanü olumsuz tesir ettiğini belirterek, “Dünya ile oluşan fiyat farkı bazı dönemlerde kilogram başına 10 bin doları buluyor. Bu tablo, ihracatı zorlaştırıyor” söyledi. Birkaç yıl evvel dünya mücevher ticaretinin oran olarak 7-10’unu yapan alanün, ihracatçı kimliğinden uzaklaşarak ithalatçı bir ülke haline geldiğine dikkat çekti.
Made in EU Projesi ve Gelecek Vizyonu
Alanün Ticaret Bakanlığı tarafından katkılenen “Made in EU” projesi üzerinde çalıştıklarını dile getiren Atayık, bu projenin Türk mücevheratının AB pazarında konumunu güçlendireceğini ifade etti. Atayık, “Gazi Meclisimizin yüzde 20 ÖTV konusundaki hükümını Torba Yasa’dan çıkarması, alanümüz adına memnuniyetle karşılanmıştır” şeklinde açıkladı.
Editör Yorumu
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, uluslararası tedarik zincirlerinde beklenmedik imkânlar yaratabiliyor. Türkiye’nin mücevher alanü, hem coğrafi konumu hem de üretim kapasitesiyle bu değişimden avantaj sağlayabilecek potansiyele sahip. Buna karşın alanün uluslararası rekabet gücünü artırmak için kota düzenlemeleri ve ihracat teşvikleri gibi yapısal reformların hızlandırılması hayati önem taşıyor. Dubai’nin pazar payının bir kısmını kapmak, Türkiye’ye yıllık milyarlarca dolar ek ihracat geliri sağlayabilir.
Konunun nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.

