Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, İran, ABD’nin uyguladığı deniz ambargosu ve artan yaptırım baskısına karşı ticaret rotalarını çeşitlendirmek için kapsamlı bir strateji değişikliğine gidiyor.
İran, ABD’nin uyguladığı deniz ambargosu ve artan yaptırım baskısına karşı ticaret rotalarını çeşitlendirmek için geniş çaplı bir politika değişikliğine gidiyor. İran Deniz Taşımacılığı Birliği Konteyner Komitesi Başkanı Kambiz İtimadi, yaptığı duyuruda ülkesinin deniz ticaretinin yüzde 40’ını kara ve koridor yollarına kaydırma kapasitesine sahip olduğunu ilan etti.
İtimadi, ABD’nin İran’ın denizle bağlantısını kesmeye yönelik abluka teşebbüslerine karşılık, yıllardır edinilen yaptırım delme tecrübesinin devreye sokulacağını vurguladı. Deniz taşımacılığına alternatif olarak kara ve koridor yollarının daha aktif kullanılması gerektiğine işaret eden İtimadi, “İran ticaretinin oran olarak 40’ı kara ve koridor yollarına aktarılabilir. Örneğin ülkenin toplam transit hacminin oran olarak 15’i kadarı Kuzey-Güney Koridoruna yönlendirilebilir” söyledi.
Gelişmenin Boyutları
İran’ın dış ticaretinde deniz yolunun dominant rolüne öne çıkan geçmiş veriler, planlanan değişimin boyutunu gözler önüne seriyor. İran Yol ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Ali Ekber Sefayi, 2023 yılında yaptığı duyuruda ülkesinin dış ticaretinin yüzde 90’ından fazlasının deniz taşımacılığı yoluyla hayata geçirildiğini kaydetmişti. 2026 itibarıyla bu oranı değiştirmeyi hedefleyen Tahran yönetimi, alternatif rotaları devreye sokarak ambargo etkisini minimize etmeyi amaçlıyor.
Neden Önemli?
Politikanin omurgasını ortaya çıktıran Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru, 12 Eylül 2000’de Rusya, İran ve Hindistan arasında imzalanan mutabakatyla kurulmuştu. Akabindeki yıllarda aralarında Türkiye ve Azerbaycan’ın da bulunduğu 10 ülke daha bu projeye dahil gerçekleşti. Hindistan’ın Mumbai limanından başlayıp Rusya üzerinden Kuzey ve Batı Avrupa’ya uzanan 7.200 kilometrelik bu rota; kara, demiryolu ve deniz ulaşımını entegre ederek yüklerin ulaşım sürelerini azaltmayı amaçliyor.
Merak Edilen Soruların Yanıtları
Jeopolitik gerilimlerin ticaret akışını durdurmadığı görülüyor. Tesnim Haber Ajansı’nın dile getirdiğı verilere göre, Rusya Federasyonu ve bölgedeki artan gerilimlere rağmen, geçtiğimiz ay Kuzey-Güney Uluslararası Transit Koridoru üzerinden yük taşımacılığı hacmi oran olarak 13 oranında artış elde etti. Bu veri, İran’ın 2026 amaçlerinin gerçekçi olabileceğine dair lojistik alanüne sinyal veriyor.
Türkiye’nin bu koridordaki konumu hayati önem taşıyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası değerlendirmelarına göre, Türkiye ile İran arasındaki en yoğun sınır kapısı olan Bazargan, kara ticaretinin ana damarını ortaya çıktırurken; Kapıköy-Razi demiryolu hattı da koridorun raylı sistem entegrasyonunda kilit rol oynuyor. Türkiye’nin transit ülke olarak bu ağda kalıcı olması, bölgesel ticaret rotalarının yeniden şekillenmesi açısından Ankara için de politikak bir avantaj yaratıyor.
Konunun nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.

