SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR! 6 AYDA 9 BİN VAKA

Bağlantı kopyalandı!
SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR! 6 AYDA 9 BİN VAKA

SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR! 6 AYDA 9 BİN VAKAÖzlem Akarken, “Bu tabloya sessiz kalamayız, köklü değişim şart!”
Türkiye’de sağlık sisteminde yaşanan sorunlarda ilerleme sağlanamıyor. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, sağlık çalışanlarına yönelik saldırı ve suçların kaydedildiği “Beyaz Kod” başvuruları, 2025’in ilk 6 ayında 8 bin 795’e ulaştı. Bu sayı, pandemi öncesinin de üzerinde. Son yıllarda hastanelerde artan yoğunluk, personel yetersizliği ve liyakat eksikliği, hem çalışanları hem de vatandaşları mağdur ediyor. Sağlık çalışanları, günlük görevlerini yerine getirirken fiziksel ve sözlü saldırılara maruz kalıyor. Hastalar ise randevu bulamıyor, hizmet almakta zorlanıyor.
 
Türkiye’de sağlıkta şiddet vakaları artarak devam ediyor. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2025’in ilk 6 ayında “Beyaz Kod” başvuruları 8 bin 795’e ulaştı. Bu sayı, pandemi öncesinin de üzerinde gerçekleşti. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, rakamların endişe verici boyuta ulaştığını belirterek, “Bakanlığın ‘reform’ adı altında attığı adımlar, şiddeti önlemede etkili olamamıştır. Sağlıkta şiddet, yalnızca olay sonrası cezai yaptırımlarla çözülebilecek bir sorun olmaktan çıkmıştır. Sorunun temelinde ülkenin ekonomik koşulları, politik atmosferi ve sağlık sistemindeki yapısal aksaklıklar yatmaktadır” dedi.
 
Büyükşehirlerde sistem tıkanmış durumda!
Özellikle büyükşehirlerde sağlık sisteminin adeta kilitlendiğini vurgulayan Özlem Akarken, “Son dönemde büyükşehirlerde tıkanan sağlık sistemi, çalışanlarımızın huzurunu ve güvenliğini tehdit ediyor. Bu gelişen olaylara sessiz kalmamız mümkün değildir” dedi.
Hastanelerde oluşan aşırı yoğunluk nedeniyle hizmet vermekte zorlanan sağlık çalışanlarının, artan şiddet vakaları ve personel yetersizliğiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Akarken, “Sağlık çalışanları günlük görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları fiziksel ve sözlü saldırılar nedeniyle büyük bir tehdit altında. Öte yandan hastalar, randevu alamamaktan ve uzun bekleme sürelerinden şikayetçi. Bu tablo, halk sağlığı hizmetlerinin etkinliğini de olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
 
Reformlar kâğıt üzerinde kaldı
Akarken, bakanlığın reform olarak açıkladığı adımların şiddeti önlemede etkili olamadığını belirterek, “Sağlıkta şiddet, yalnızca olay sonrası cezai yaptırımlarla çözülecek bir sorun olmaktan çıkmıştır. Ekonomik kriz, sosyal gerilim, devlet ile yurttaş arasındaki güven kaybı ve sağlık sistemindeki yapısal sorunlar, şiddeti tetikleyen başlıca nedenlerdir” ifadelerini kullandı.
 
Kapsamlı çözüm şart
Sağlıkta şiddetin önlenmesi ve sağlık sisteminin iyileştirilmesi için yalnızca mevzuat değişikliklerinin yeterli olmayacağını vurgulayan Akarken, “Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, personel yetersizliğinin giderilmesi, vatandaşın sağlık hizmetlerine erişimindeki sorunların çözülmesi ve toplumsal bilinçlendirme çalışmaları eş zamanlı hayata geçirilmelidir” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Benzer Haberler
Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı
Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı
30 Ağustos Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı Büyük Zafer Günüdür
30 Ağustos Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı Büyük Zafer Günüdür
30 Ağustos Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı Büyük Zafer Günüdür 26 Ağustos 1922 tarihinde sabaha karşı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da kazanılan büyük bir zaferle taçlandı. Türk halkı, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı ateşini yakarken, özgür ve bağımsız bir devlet kurma hayaliyle yola çıktı. Bu yolculuk, 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonuçlandı. Bu büyük başarı, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde dönüm noktası olurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve hukuk devleti temelleri üzerine kurulmasının da yolunu açtı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner” sözleriyle, Büyük Zafer’in ardından İzmir’de topladığı İktisat Kongresi’nde Cumhuriyetimizin ekonomik politikalarının temellerini attı. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bağımsızlığımızı güvence altına almakla kalmadı; çağdaşlaşma sürecimizi hızlandırdı, sanayinin gelişmesini, ihracatın artmasını ve özel sermayenin güçlenmesini sağlayarak ülkemizi dünya sahnesinde güçlü ve saygın bir konuma taşıdı. Yurdumuzun dört bir yanında fabrika bacaları tüterken, tarıma da büyük yatırımlar yapıldı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 50 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız, Türk ihracatçılarının vizyoner çalışmaları ve devletimizin desteğiyle günümüzde mal ve hizmet ihracatıyla 400 milyar doları aştı. Ege Bölgesi olarak Türkiye ihracatına 43 milyar dolar katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemiz şu anda dünyanın 1,6 trilyon dolarlık Gayri Safi Milli Hasılayla 16. Büyük ekonomisi konumunda. Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 25’ini temsil ediyoruz. Bizim önümüzdeki süreçte hedefimiz ihracatta çift haneli artışlara ulaşmak ve Türk ekonomisinin büyümesine pozitif katkı sağlamak olacak. Bugün bizlere düşen görev Büyük Zafer ruhuyla ülkemizin her alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmesi için mücadele etmektir. Türkiye’nin döviz ihtiyacına katkı sunarken, aynı zamanda istihdama, sosyal barışa ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarak ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımaktır. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla, yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da üretmeye ve ihracat yapmaya devam edecek; Türkiye’nin kalkınmasına ve çağdaşlaşmasına katkımızı artırarak sürdüreceğiz. Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla kutluyor; bu büyük zaferi bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz. Muhammet ÖZTÜRK Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı
30 Ağustos Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı Büyük Zafer Günüdür 26 Ağustos 1922 tarihinde sabaha karşı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da kazanılan büyük bir zaferle taçlandı. Türk halkı, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı ateşini yakarken, özgür ve bağımsız bir devlet kurma hayaliyle yola çıktı. Bu yolculuk, 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonuçlandı. Bu büyük başarı, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde dönüm noktası olurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve hukuk devleti temelleri üzerine kurulmasının da yolunu açtı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner” sözleriyle, Büyük Zafer’in ardından İzmir’de topladığı İktisat Kongresi’nde Cumhuriyetimizin ekonomik politikalarının temellerini attı. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bağımsızlığımızı güvence altına almakla kalmadı; çağdaşlaşma sürecimizi hızlandırdı, sanayinin gelişmesini, ihracatın artmasını ve özel sermayenin güçlenmesini sağlayarak ülkemizi dünya sahnesinde güçlü ve saygın bir konuma taşıdı. Yurdumuzun dört bir yanında fabrika bacaları tüterken, tarıma da büyük yatırımlar yapıldı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 50 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız, Türk ihracatçılarının vizyoner çalışmaları ve devletimizin desteğiyle günümüzde mal ve hizmet ihracatıyla 400 milyar doları aştı. Ege Bölgesi olarak Türkiye ihracatına 43 milyar dolar katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemiz şu anda dünyanın 1,6 trilyon dolarlık Gayri Safi Milli Hasılayla 16. Büyük ekonomisi konumunda. Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 25’ini temsil ediyoruz. Bizim önümüzdeki süreçte hedefimiz ihracatta çift haneli artışlara ulaşmak ve Türk ekonomisinin büyümesine pozitif katkı sağlamak olacak. Bugün bizlere düşen görev Büyük Zafer ruhuyla ülkemizin her alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmesi için mücadele etmektir. Türkiye’nin döviz ihtiyacına katkı sunarken, aynı zamanda istihdama, sosyal barışa ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarak ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımaktır. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla, yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da üretmeye ve ihracat yapmaya devam edecek; Türkiye’nin kalkınmasına ve çağdaşlaşmasına katkımızı artırarak sürdüreceğiz. Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla kutluyor; bu büyük zaferi bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz. Muhammet ÖZTÜRK Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı
Milli takım oyuncularımıza Bodrum’da lüks villa
Milli takım oyuncularımıza Bodrum’da lüks villa
ÇALIŞANLARIN %47’Sİ OFİSTE IŞIK YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE YORGUN HİSSEDİYOR
ÇALIŞANLARIN %47’Sİ OFİSTE IŞIK YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE YORGUN HİSSEDİYOR
SOSYAL MEDYA HEM BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR HEM DİĞER BAĞIMLILIKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR”
SOSYAL MEDYA HEM BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR HEM DİĞER BAĞIMLILIKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR”
Afyonkarahisar'ın Dijital Kalbi
Afyon Haber – Afyon Son Dakika ve Güncel Haberler | AfyonHaberim

Anlık Afyon son dakika gelişmeleri, tarafsız yerel analizler ve güncel Afyon Haberleri afyonhaberim.com'da. Şehrin en doğru Afyon Haber kaynağı olarak, ilkeli gazetecilik ilkeleriyle 7/24 hizmetinizdeyiz.

Copyright © 2015 afyonhaberim.com | Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım ve Yazılım: Afyon Haberim
sohbet